Cineaktüel: Şirin Üstün’ün Yeni Eseri Habil ve Kabil; Aşure Çıktı

Kadim bilge ögretilerinin kavşak noktası, yanyana bağdaş kuran insanoglunun sohbet sofrası. Kültürlerin buluştugu, medeniyetler beşigi anadolu.. Aşure kazanı, anadolu……

Kadim bilge ögretilerinin kavşak noktası, yanyana bağdaş kuran insanoglunun sohbet sofrası.
Kültürlerin buluştugu, medeniyetler beşigi anadolu..
Aşure kazanı, anadolu… Kazanı kaynatan, kazanda kaynayan bir arada…..

Gönül kelamını kamillere söylemek üzere yola çıktığım bu albümdeki gizli mesaj aslında “Evrensel insan“ olmaktır. Evrensel insan, kendi varoluş hakikatine aklını, gönlünü,sevincini ulaştıran insandır. Evrensel oldugumuzda dünyadaki herşeye sevgimiz, şevkatimiz ulaşır. Bişeyleri inkar ederek, yada onu reddederek bunu reddederek bu yolda yürüyemeyiz. İnançlarımızı birbirleriyle yarıştırmadan,birbirimizi ezmeden kemale gitmeliyiz.

AŞURE (Habil ve Kabil) Bu albümde halk müziginin yenilikçi, genç isimleri ile çalıştım. Deyişleri,türküleri ve duası ile hic okunmamış eserlere yer verdim.
Albümde 12 eser var. Bunlardan iki eser ( Katar ve Al Turnam) canlı kayıt, yani bütün müzisyenler ile birlikte stüdyoya girdik çaldık, söyledik ve aynı anda klip çekildi.
Davut Sulari, Noksani, Malatyalı Sadık Baba, Sıtkı Baba,
Bolu´lu aşık Dertli, Zeynel Bakır Dede, 17.yy Dedemoglu,19.yy.Kumru´ya ait eserler var. Bunun yanında habil ve kabil, güzel dost,gönül havalanıp gel çekme ceza gibi anonim eserlerde var.
Eserlerin hepsi bize nasihat ediyor..Habil kabil bir manifesto…Ayrıca benim için maneviyati yüksek olan bir dua var, büyükannemden yadigar..

Bismillah filitin olsun
Hasan Hüseyin kilitin olsun
Egri dil ile gelen geri dursun
Dogru dil ile gelen ileri varsın..(Aşur ananın kızı ve gelini anısına)

Filitin: Kürtçe bir kelime kurtuluş, kurtulmak
Dil: Hem dilde,hem gönül anlamında

Degerli hocam Metin Bobaroglu diyor ki; Hz.Hasan barışın sembolüdür..Hz.Hüseyin kurtuluşun,aşkın sembolüdür.. Barış ve aşka ermeyenin imanı kabul olmaz…

Neden böyle bir albümü tercih ettigim konusunda; hiç kuşkusuz dönem digital dönemi ve özellikle halk müzigi albümleri yerine,dinleyicisine ulaşamıyor.
Bu kadar sıkıntılı bir süreçte çıkardıgımız albümden beklentimin ne oldugunu soracak olursaniz,
öncelikle müzige ben ve benim gibi bakanlar, bizler bir kültür mücadelesi içindeyiz. Bir toplumun kültür
mirasını gelecek kuşaklara dogru aktarmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte deger yargılarımıza sahip çıkıp bir duruş sergiliyoruz.. Tercih ettigimiz bu yol ve duruş o kadarda kolay degil elbette.. Bende seçtigim
bu yolda popülariteden uzak kaygısız yapıyorum bu işi… Düşünsenize annemin, babamın, dedemin sayısız eserleri var ve ben bu eserlerin bazılarını albümlere taşıdım ve daha da taşıyabilirim.
Büyükannemin duası var kiymetli hocam Metin Bobaroglu´nun nefesinden son albüm Habil ve Kabil´de.. Yani ben bu kültürün içinde büyümüş ve burdan beslenmişim. Banada bunu aktarmak, paylaşmak düşer. Bu çalışmanın daha çok kitleye ulaşması beni son derece
memnun eder.. Yaptigim müzigin ana slogani su; bizi ayristirmaya, ötekilestirmeye calisan zihniyete cevabimiz her zaman birlik ve sevgidir..

Albümün çıkışı aslında tamda Türkiye’deki yoğun döneme denk geldi.
İki yıl önce bitmiş olan bir albümden bahsediyorum. Çünkü bu albüm iki yıl önce çıkacaktı ancak Suruç katliamı ile had safhaya ulaşan Türkiye’deki istikrarsız siyaset ve yapılanma albümün çıkış tarihini hep erteledi. Gidişat ile ilgilii istediğimiz süreci yaşamamız maalesef biraz zor gibi gözüküyor ama mühim olan yolun kendisidir.

Bolu´lu Aşık Dertli´nin eseri diyor ki;
Sakiye meyinde* nedir bu esrar
Etti bir katresi* mestane beni
Lal`ü* şarabından ne keyffiyet var
Söyletir efsane efsane beni

Dünyadaki bütün içkiler başka maddelerin karışımından oluşur. Şarap ise hiçbir madde karışmadan olur. Gerek
tasavvufçular, gerek felsefeciler şaraba çok farklı şeyler yazarlar yada söylerler. Şarabın mayası kendisidir zaten.Agacın gövdesinde maya çoğalıyor, o zamana kadar üzüm olgunlaşıyor. Üzüm olgunlaştığı zaman üzümün tanelerinin üzerinde bir pusu yada duman oluşuyor ve o pusu yada duman üzümün gözeneklerinin içine giriyor …Maya ..

İşte, insan mayasıda kendi içindedir. Sevgidir! Mayası kendi bagında, kendi bedenindedir…

Ülkemizde kültüre yeterince deger veriliyormu dersek,
Kültür çok önemli degilmi ? Elbette kültür çok önemli ancak ülkemizde kültüre ve kültürel degerlere yeterince önem verildigini,anlaşıldıgı düşünmüyorum. Siz eger bir toplumun elindenkültürünü alırsanız kişiligini,benliginide almış olursunuz. Ben yurtdışında yaşıyorum ve eger kendi kimligimle uluslararası alanda bir yer edineceksem, saygın bir zemin bulacaksam bu kültürün yaratıcılarını asla unutmamalıyım diyorum. Bu kütürün balta , dede sazının davulunun, zurnasının eşliginde Noksani´yi, Malatyalı Sadık Baba´yı , Aşık Veysel´i, Pir Sultanları yaşatmalıyız.

Yaptıgım müzik beni yansıtıyor diye düşünüyorum. Sanat söyleyecek sözü olanların işidir. Benim de söyleyecek sözüm var. Bizler içinde bulundugumuz topluma karşı hassasiyeti olan insanlarız. Benim yaptıgım müzik bize koşulsuz olarak birlikte yaşama kültürünü benimsemis, dostluk,barış ,demokrasi mesajlarını en güzel haliyle bize sunuyor zaten… Eger ben bu toplumdan besleniyorsam, bir geri dönüşümü olmalı. Yaptıgımız müzikle tepkimizi göstermeliyiz..
Sanata daha cok deger vermeliyiz, müzigi yasamin her alaninda hissetmeliyiz. Artik kan, gözyasi, kavga istemiyoruz, bizim cocuklarimiz var. Ülkemizi canlandirmaliyiz, yeniden nefes alinacak bir ülke,yasamaya deger bir hayat insa etmeliyiz. Simdi bu saatten sonra sorumlulugu Atatürk´e atamayiz, atmamaliyiz. Siyasi sorumlulugumuzu, vicdani mesuliyeti almaliyiz, tasimak zorundayiz.
En kutsal savas insanin nefsine karsi savasidir! Eger bunu becerebilirsek savasmakda istemeyiz zaten..

Bu albümü, Anadolu’daki yaşayan tüm halkların kültürel yönüyle, sazıyla, sözüyle, raksıyla, felsefesiyle inandığıgibi yaşayanlara, İbrahim’in bereketi ile dostluk sofrası açanlara, Zekeriya’nın dili ile “an beni anayım sizi” kavramını anlayanlara, yaşamdaki en büyük sanatın insanın kendisi olabilmesi ve kalabilmesidir diyenlere armağan ediyorum..
Son olarak bu müzigin mutlulugunu,huzurunu hiçbir kaygı taşımadan paylaşan başta yönetmenim, arkadaşım
Levent Güneş ,Emirhan Kartal, Ayla Karacan, Haluk Coşkun, engin bilgi ve birikimlerinden faydalandıgım Metin Bobaroglu, Izzet Ers´e , size ulaşmasını saglayan Arda Müzik adı ile Baki Gövtepe´ye ve aşureye lezzet veren, emegi geçen nicelerine şükranlarımı sunarım.

ŞİRİN ÜSTÜN

Cineaktüel – 5 Ekim 2016

Orijinal Haber: http://www.cineaktuel.com/sirin-ustunun-yeni-eseri-habil-ve-kabil-asure-cikti-1360.html