Malatya Cadde: Şirin Üstün’den Aşure Albüm Tanıtımı

screen-shot-2016-11-07-at-11-19-46

Türk Halk Müziğinin sevilen ismi Şirin Üstün, yeni çıkardığı albüm ile ilgili açıklamalarda bulundu. Üstün, Malatya´nın Arguvan ilçesinde dogdu.İki yaşında iken ailesi Istanbula göç etti. Müzige olan ilgisi ailesi ve yörenin ozanlarından  etkileşimi ile başladı. Sekiz yaşında   müzik ögretmeni Süleyman Tor ile müzik hayatına adım attı ve birlikte birçok yerde sahne tecrübesi kazandı.Henüz Ilkokulda iken yayınlanmamış bir halk müzigi albümü yaptı. On iki yaşında iken A.S.M Aksarayda yaz tatili süresince nota,solfej dersleri alır. Daha sonra orta ve lise ögrenimini tamamlar. 1990 yılında Almanya´ya yerleşir. 1992´de tekrar müzikal çalışmalarına basladı.Stuttgart şehir tiyatroları- Opera bölümünde Müjgan Göktan´dan  bir yıldan fazla ses egitimi dersleri aldı. 1996 yılında Stuttgart´da Özel bir müzik okulunda dört yıl nota,solfej ve baglama dersleri aldı.Şirin Üstün yurtiçi ve özellikle yurtdışında sayısız konser ve festivallerde sahne aldı.2005 yılında Almanya´da Eurotürk adlı tv kanalında  Türküler Dile Geldi adlı programının sunuculugunu ve solistligini yaptı. 2006 yılında ilk solo  albümü dermanın olayımı müzikseverlere sundu.2009 ´da güle dokunma adlı ikinci solo albümü ile dinleyicileriyle buluştu.2012 yılında Künc-i Gurbet§Yeraltı gelinleri adlı üçüncü albümünü yaptı. Bu süreçte  yurtdışında özellikle Almanya´da yaşayan  gurbetçilerden  derleme calışmaları yaptı. Şu sıralar  Stuttgart  Depot-Ali Alagöz Müzik Okulunda Türk Halk Müzigi Repertuar ve Nazariyet Dersleri vermektedir.

Aşure adlı albümü 4 ay önce müzik piyasasına sundu. Tanıtımı için Muharrem ayını bekleyen sanatçı,Aşure“ albümü henüz dört ay önce dinleyici ile buluştu ve tanıtımı Muharrem ayında yapmak istedik.Bu anlamda siz degerli dostlardan desteginizi esirgemeyeceginizi umarak albüm  basın bülteni hazırladık.Yaptıgım  müzigi farkederek ve algılayarak  çıktığım  bu yolda herbirini şaheser olarak tanımlayabilecegim çok degerli ozanların eserlerine yer verdim. “ifadelerini kullandı.

Sevilen ses Üstün,”

Kadim bilge ögretilerinin kavşak noktası, yanyana bağdaş kuran insanoglunun sohbet sofrası.

Kültürlerin buluştugu, medeniyetler beşigi anadolu..

Aşure kazanı, anadolu… Kazanı kaynatan, kazanda kaynayan bir arada…..

Gönül kelamını  kamillere söylemek üzere yolaçıktığım  bu albümdeki gizli mesaj aslında “Evrenselinsan“ olmaktır. Evrensel insan, kendi varoluş hakikatine aklını, gönlünü,sevincini ulaştıraninsandır. Evrensel oldugumuzda dünyadaki herşeye sevgimiz, şevkatimiz ulaşır. Bişeyleri inkar ederek, yada onu reddederek bunu reddederek bu yolda yürüyemeyiz. İnançlarımızı birbirleriyle yarıştırmadan,birbirimizi ezmeden kemale gitmeliyiz.

AŞURE (Habil ve Kabil) Bu albümde halk müzigininyenilikçi, genç isimleri ile çalıştım. Deyişleri,türkülerive duası ile hic okunmamış eserlere yer verdim.

Albümde 12 eser var. Bunlardan iki eser ( Katar veAl Turnam) canlı kayıt, yani bütün müzisyenler ilebirlikte stüdyoya girdik çaldık, söyledik ve aynı anda klip çekildi.

Davut Sulari, Noksani, Malatyalı Sadık Baba, Sıtkı Baba,

Bolu´lu aşık Dertli, Zeynel Bakır Dede, 17.yy Dedemoglu,19.yy.Kumru´ya ait eserler var. Bununyanında habilvekabil, güzel dost,gönül havalanıpgel çekme ceza gibi anonim eserlerde var.

Eserlerin hepsi bize nasihat ediyor..Habilkabil bir manifesto…Ayrıca benim için maneviyati yüksek olan bir dua var, büyükannemden yadigar..

Bismillah filitin olsun

Hasan Hüseyin kilitin olsun

Egri dil ile gelen geri dursun

Dogru dil ile gelen ileri varsın..(Aşur ananın kızı vegelini anısına)

Filitin: Kürtçe bir kelime kurtuluş, kurtulmak

Dil: Hem dilde,hem gönül anlamında

Degerli hocam Metin Bobaroglu diyor ki; Hz.Hasanbarışın sembolüdür..Hz.Hüseyin kurtuluşun,aşkınsembolüdür.. Barış ve aşka ermeyenin imanı kabul olmaz…

Neden böyle bir albümü tercih ettigim konusunda; hiç kuşkusuz  dönem digital dönemi ve özellikle halkmüzigi albümleri yerine,dinleyicisine ulaşamıyor.

Bu kadar sıkıntılı bir süreçte çıkardıgımız albümden beklentimin ne oldugunu soracak olursaniz,

öncelikle müzige ben ve benim gibi bakanlar, bizler bir kültür mücadelesi içindeyiz. Bir toplumun kültür

mirasını gelecek kuşaklara  dogru aktarmayaçalışıyoruz. Bununla birlikte deger yargılarımıza sahipçıkıp bir duruş sergiliyoruz.. Tercih ettigimiz bu yol ve duruş  o kadarda kolay degil elbette.. Bende seçtigim

bu yolda popülariteden uzak kaygısız yapıyorum buişi…  Düşünsenize annemin, babamın, dedeminsayısız eserleri var ve ben bu eserlerin bazılarını albümlere taşıdım ve daha da taşıyabilirim.

Büyükannemin duası var kiymetli hocam MetinBobaroglu´nun nefesinden son albüm HabilveKabil´de.. Yani ben bu kültürün içinde büyümüş ve burdan beslenmişim. Banada bunu aktarmak, paylaşmak düşer. Bu çalışmanın daha çok kitleye ulaşması  beni son derece

memnun eder.. Yaptigimmüziginanasloganisu; biziayristirmaya, ötekilestirmeyecalisanzihniyetecevabimiz her zamanbirlikvesevgidir..

Albümün çıkışı  aslında tamda Türkiye’deki yoğun döneme denk geldi.
İki yıl  önce bitmiş olan biralbümden bahsediyorum. Çünkü bu albüm iki yılönce çıkacaktı ancak Suruç katliamı ile had safhayaulaşan Türkiye’deki istikrarsız siyaset ve yapılanmaalbümün çıkış tarihini hep erteledi. Gidişat ile ilgiliiistediğimiz süreci yaşamamız maalesef biraz zor gibigözüküyor ama mühim olan yolun kendisidir.

Bolu´lu Aşık Dertli´nin eseri diyor ki;

Sakiye meyinde* nedir bu esrar

Etti bir katresi* mestane beni

Lal`ü* şarabından ne keyffiyet var

Söyletir efsane efsane beni

Dünyadaki bütün içkiler başka maddelerin karışımından oluşur. Şarap ise hiçbir madde karışmadan olur. Gerek

tasavvufçular, gerek felsefeciler şaraba çok farklışeyler yazarlar yadasöylerler. Şarabın mayası kendisidir zaten.Agacın gövdesinde maya çoğalıyor, o zamana kadar üzümolgunlaşıyor. Üzüm olgunlaştığı  zaman üzümüntanelerinin üzerinde bir pusu yada duman  oluşuyorve  o pusu yada duman üzümün gözeneklerinin içine giriyor …Maya ..

İşte, insan mayasıda kendi içindedir. Sevgidir! Mayası kendi bagında, kendi bedenindedir…

Ülkemizde kültüre yeterince deger veriliyormu dersek,

Kültür çok önemli degilmi ? Elbette kültür çok önemli ancak ülkemizde kültüre ve kültürel degerlere yeterince önem verildigini,anlaşıldıgı düşünmüyorum. Siz eger bir toplumun elindenkültürünü alırsanız kişiligini,benliginide almış olursunuz. Ben yurtdışında yaşıyorum ve eger kendikimligimle uluslararası alanda bir yer edineceksem, saygın bir zemin bulacaksam bu kültürünyaratıcılarını asla unutmamalıyım  diyorum. Bu kütürün balta ,dedesazının davulunun, zurnasının eşliginde Noksani´yi, Malatyalı Sadık Baba´yı , Aşık Veysel´i, Pir Sultanları yaşatmalıyız.

Yaptıgım müzik beni yansıtıyor diye düşünüyorum. Sanat söyleyecek sözü olanların  işidir. Benim de söyleyecek sözüm var. Bizler içinde bulundugumuz topluma karşı hassasiyeti olan insanlarız. Benim yaptıgım müzik bize koşulsuz olarak birlikte yaşama kültürünü benimsemis, dostluk,barış ,demokrasi mesajlarını  en güzel haliyle bize sunuyor zaten… Eger ben bu toplumdan besleniyorsam, bir geri dönüşümü olmalı. Yaptıgımız müzikle tepkimizi göstermeliyiz..

Sanatadahacokdegervermeliyiz, müzigiyasamin her alanindahissetmeliyiz. Artikkan, gözyasi, kavgaistemiyoruz,bizimcocuklarimizvar. Ülkemizicanlandirmaliyiz, yenidennefesalinacakbirülke,yasamayadegerbirhayatinsaetmeliyiz.  SimdibusaattensonrasorumluluguAtatürk´eatamayiz, atmamaliyiz.  Siyasisorumlulugumuzu, vicdanimesuliyetialmaliyiz, tasimakzorundayiz.

En kutsalsavasinsaninnefsinekarsisavasidir! Eger bunubecerebilirseksavasmakdaistemeyizzaten..

Bu albümü, Anadolu’daki yaşayan tüm halkların kültürelyönüyle, sazıyla, sözüyle, raksıyla, felsefesiyle inandığıgibi yaşayanlara, İbrahim’in bereketi ile dostluk sofrasıaçanlara, Zekeriya’nın dili ile “an beni anayım sizi” kavramını anlayanlara, yaşamdaki en büyük sanatıninsanın kendisi olabilmesi ve kalabilmesidir diyenlerearmağan ediyorum..

Son olarak bu müzigin mutlulugunu,huzurunu hiçbir kaygı taşımadan paylaşan başta yönetmenim, arkadaşım

Levent Güneş ,Emirhan Kartal, Ayla Karacan, Haluk Coşkun, enginbilgi ve birikimlerinden faydalandıgım Metin Bobaroglu, Izzet Ers´e , size ulaşmasını saglayan Arda Müzik adı ile Baki Gövtepe´ye ve aşureye lezzet veren, emegi geçen nicelerineşükranlarımı sunarım.”dedi.

Malatya Cadde – 5 Ekim 2016

Orijinal Haber: http://www.malatyacadde.com/sirin-ustunden-asure-album-tanitimi/